Üniversitemizden Karadeniz Alabalığı İçin TÜBİTAK 1001 Projesi

Karadeniz alabalığının korunması için üniversitemizde çalışmalar yürütülüyor. Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Bozkurt’un “Karadeniz Alabalığı (Salmo trutta labrax)’nın Mevsim Dışı Yapay Üretiminde Dondurulmuş Sperma Kullanımının Kuluçka Randımanı ile Embriyo ve Larva Dönemleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması” başlıklı TÜBİTAK – 1001 projesi, Karadeniz alabalığı türünün korunması, sürdürülebilir üretimi ve akuakültür alanında biyoteknolojinin uygulanması açısından stratejik bir önem taşıyor.

Karadeniz alabalığı gibi endemik ve nesli tehdit altında olan bir türün genetik çeşitliliğinin korunmasının biyolojik kaynakların sürdürülebilir yönetimi açısından önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Yusuf Bozkurt, projede Türkiye’nin önemli biyolojik gen kaynaklarından olan ve nesli tükenme riski bulunan Karadeniz alabalığının genlerinin sperma formunda dondurularak korunması ve mevsim dışı yapay döl alımının sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti. Prof. Dr. Bozkurt “Projenin, mevsim dışı yapay üretim yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayarak akuakültür sektöründe yıl boyunca üretim sürekliliğine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.” dedi. Prof. Dr. Bozkurt ile projenin önemi başta olmak “Karadeniz alabalığı”, “Akuakültür” ve projenin katkılarını enine boyuna konuştuk.

Böyle bir proje fikri nasıl doğdu?

Karadeniz alabalığı (Salmo trutta labrax), ülkemizin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sınırlı bir yayılış gösteren, ekolojik açıdan oldukça önemli ve nesli tehdit altında bulunan türlerden biridir. Doğal popülasyonlar üzerindeki baskının artması, türün yok olma riskinin giderek yükselmesi ve yıl boyu üretim ihtiyacının artması, alternatif ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesini zorunlu hâle getirmiştir. Bu doğrultuda, ülkemizin önemli akuatik gen kaynaklarından biri olan bu türün korunması, sürdürülebilir şekilde üretilebilmesi ve taşıdığı genlerin güvence altına alınması gerekliliği, bu proje fikrinin ortaya çıkmasında temel motivasyon olmuştur.

Projeniz ne zaman başladı? Süresi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Projemiz, TÜBİTAK – 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında yapılan değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından 2025 yılı itibarıyla başlatılmıştır. Projenin toplam süresi 36 ay olarak planlanmıştır. Bu süre zarfında; dondurulmuş spermanın üretim süreçlerine entegrasyonu, kuluçka randımanı, embriyo gelişimi ve larval performans gibi parametrelerin çok yönlü olarak değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Projenin farklı aşamalarında hem laboratuvar hem de saha uygulamalarının yürütülmesi gerektiğinden, üç yıllık dönem bu kapsamlı araştırmanın bilimsel açıdan sağlıklı ve karşılaştırılabilir sonuçlar vermesi açısından ideal bir zaman dilimini oluşturmaktadır. Projede tüm deneysel süreçlerin, analizlerin ve raporlamaların bu planlanan süre içerisinde tamamlanması öngörülmektedir.

Proje ekibinde kimler yer alıyor?

Proje ekibi, farklı üniversitelerden araştırmacıların bir araya geldiği disiplinler arası bir yapıya sahiptir. Yürütücülüğünü yapacağım TÜBİTAK-1001 projesi ekibinde; Mersin Üniversitesinin yanı sıra, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Munzur Üniversitesinden akuakültür, kriyobiyoloji, ve moleküler biyoloji gibi farklı uzmanlık alanlarında deneyime sahip araştırmacılar görev almaktadır.

Akuakültür hakkında bilgi alabilir miyiz?

Akuakültür, sucul organizmaların kontrollü koşullar altında yetiştirilmesi, üretilmesi ve yönetilmesiyle ilgilenen bilim ve üretim alanıdır. Balıklar, kabuklular, yumuşakçalar ve su bitkileri gibi çok çeşitli türleri kapsayan akuakültür; günümüzde dünya gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve doğal stokların korunması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Doğal balık stoklarının aşırı avcılık, çevresel değişimler ve habitat kayıpları nedeniyle giderek azalması, akuakültürü küresel ölçekte zorunlu bir üretim modeli hâline getirmiştir. Bu nedenle modern akuakültür, sadece ticari üretimi değil aynı zamanda bilimsel araştırmaları, biyoteknolojik uygulamaları, genetik koruma programlarını ve ekosistem temelli yönetim yaklaşımlarını da içeren geniş bir disiplinler bütünüdür. Akuakültür çalışmaları; “Türlerin biyolojisi ve üreme kontrolü, besleme ve yem teknolojileri, hastalıklar ve sağlık yönetimi,  genetik ıslah ve biyoteknolojik uygulamalar, çevresel sürdürülebilirlik, yeni türlerin üretime kazandırılması gibi çok sayıda bilimsel alt alanı kapsar. Bu bağlamda yürütmekte olduğum üreme biyoteknolojisi ve genetik kaynakların korunması konularına katkı sunmayı hedeflemektedir. Özellikle endemik ve nesli tehdit altındaki türlerde kriyopreservasyon gibi yenilikçi tekniklerin kullanılması, hem sürdürülebilir yetiştiriciliğin geliştirilmesi, hem de biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önemli çalışmalar arasındadır.

Karadeniz Alabalığı hakkında da bilgi alabilir miyiz? Bu balık türünün ekosistem açısından önemi nedir?

Karadeniz alabalığı (Salmo trutta labrax), Türkiye’nin Karadeniz havzasına özgü endemik bir balık türüdür. Hem ekonomik değeri yüksek bir balık türü olması nedeniyle yetiştiricilik açısından önemli bir kaynak oluşturmakta, hem de doğal ekosistemler için kritik bir rol oynamaktadır. Ortalama olarak 2–5 kg arasında büyüyebilen bu tür, soğuk ve oksijen açısından zengin akarsularda doğal olarak yaşamakta ve ancak nehirlerin üst kısımlarında üreyebilmektedir. Ekosistem açısından Karadeniz alabalığının önemi birkaç başlıkta özetlenebilir:

1. Besin zinciri dengesi: Karadeniz alabalığı, hem avcı hem de av rolünü üstlenerek akarsu ekosistemlerinde doğal besin zincirinin sürdürülmesine katkı sağlar. Böcekler, küçük balıklar ve omurgasızları tüketirken, kendisi de daha büyük avcılar için besin kaynağıdır.

2. Biyoçeşitlilik göstergesi: Bu tür, akarsulardaki su kalitesi ve ekosistem sağlığı hakkında önemli bir biyolojik göstergedir. Popülasyonlarındaki değişimler, çevresel baskılar ve habitat bozulmalarının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

3. Genetik kaynakların korunması: Karadeniz alabalığı, yerli genetik çeşitliliğin korunması açısından değerli bir kaynaktır. Nesli tehlike altında olan endemik türlerin sürdürülebilir yönetimi, hem ekolojik dengenin hem de gelecekteki üretim potansiyelinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Bu nedenlerden dolayı, Karadeniz alabalığının doğal popülasyonlarının korunması ve mevsim dışı üretim teknikleri ile desteklenmesi, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan stratejik öneme sahiptir.

Projenizin önemi nedir?

Bu proje, hem bilimsel hem de sektörel açıdan birden fazla açıdan kritik öneme sahiptir. Öncelikle, Karadeniz alabalığı gibi endemik ve nesli tehdit altında olan bir türün genetik çeşitliliğinin korunması, biyolojik kaynakların sürdürülebilir yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Projede kullanılacak kriyoprezervasyon teknikleri, bu türün genetik materyalinin uzun vadeli olarak korunmasına imkân tanıyarak doğal popülasyonlara olan baskıyı azaltmaktadır Projenin, mevsim dışı yapay üretim yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayarak akuakültür sektöründe yıl boyunca üretim sürekliliğine katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bunların yanı sıra proje, ülkemiz akuakültür sektöründe biyoteknolojik uygulamaların yaygınlaştırılması ve yerli türlerin korunması açısından da öncü bir nitelik taşımaktadır. Özetle, yürütücülüğünü yapacağım bu TÜBİTAK projesi hem türün korunması, hem sürdürülebilir üretimi, hem de akuakültür alanında biyoteknolojinin uygulanması açısından stratejik bir öneme sahiptir.

Olası proje çıktıları neler olabilir? Bu konuda öngörünüz nedir?

Projemizden beklenen başlıca çıktıların, hem bilimsel hem de sektörel açıdan önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bilimsel çıktılar: Karadeniz alabalığının mevsim dışı yapay üretiminde dondurulmuş sperma kullanımının; kuluçka randımanı, embriyo gelişimi ve larva performansı üzerindeki etkilerine ilişkin detaylı veriler elde edilecektir. Türün genetik materyalinin kriyoprezervasyon yoluyla uzun süreli korunabilmesi ve genetik çeşitliliğin sürdürülebilir yönetimi konusunda yöntemsel bilgiler sağlanacaktır. Yerli türlerin biyoteknolojik yöntemlerle korunması ve akuakültürde uygulanabilir üretim stratejilerinin geliştirilmesi açısından akademik literatüre önemli katkılar sunacaktır. Sektörel çıktılar: Mevsim dışı üretim tekniklerinin geliştirilmesi sayesinde, akuakültür sektöründe yıl boyunca üretim sürekliliğinin sağlanması yönündeki faaliyetlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Üreticilere ekonomik avantajlar sunulması ve doğal popülasyonlar üzerindeki baskının azaltılması hedeflenmektedir. Elde edilen veriler, benzer endemik türlerde uygulama potansiyeli olan protokollerin oluşturulmasına temel teşkil edecektir. Öngörümüz, projenin hem akademik hem de uygulamalı olarak Türkiye’deki akuakültür ve biyoteknolojik araştırmalar için referans bir çalışma hâline gelmesidir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu proje, sadece bir bilimsel araştırma olmanın ötesinde, ülkemizin biyolojik çeşitliliğini koruma ve su ürünleri sektöründe sürdürülebilir üretimi destekleme hedeflerini bir araya getirmektedir. Karadeniz alabalığı gibi endemik türlerin korunması ve üretimde sürekliliğin sağlanması, hem ekosistemlerimizin sağlığı hem de yerli üreticilerimizin geleceği açısından kritik öneme sahiptir. Amacımız, bu projenin çıktılarının bilimsel yeniliklerle pratiği birleştiren bir referans çalışma olarak, hem ülkemizde hem de uluslararası alanda değer yaratmasıdır.  Böyle önemli bir projeyi Mersin Üniversitesine kazandırmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu sürece katkı sunan tüm ekip arkadaşlarıma, Mersin Üniversitesine ve TÜBİTAK’a içten teşekkürlerimi sunarım.