
Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü, üniversite toplum iş birliğini sağlayan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ve Kariyer Merkezi Müdürlüğü görevlerini yürüten Prof. Dr. İlhan Ege akademisyen kimliğinin dışında, girişimcilik tecrübelerini yeni girişimcilerle paylaşacak. Bilişim, danışmanlık ve eğitim konularında Mersin Teknopark’ta firması bulunan Prof. Dr. İlhan Ege, kurduğu Kalle İnovasyon Firması ve Bigmer Firması’nın dününü, bugününü ve gelecekteki hedeflerini anlattı.
Akademisyenlerin aynı zamanda topluma hizmet etmeleri gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İlhan Ege “Akademisyenler topluma, ülkeye, şehre hizmet yapmalı. ‘Ben gelip dersimi veririm giderim’ düşüncesinde olmamalılar. Biz biraz rahatımızdan feragat ettik, başarılı girişimlerin artması ve girişimciliğin yaygınlaşması için elimizi taşın altına koyduk. Tabii ki her girişim, firma bir risktir. Bazen sıkıntı yaşadığımız, bazen mutlu olduğumuz, güldüğümüz zamanlar oldu. Bunlar olacaktır. Her akademisyen bunları yapmalı, cesaretli olmalı. Bu gibi girişimlerde bulunmalı, uğraşmalı ve çaba göstermeli.” dedi.
Kalle İnovasyon Fabrikası fikri nasıl oluştu? Bu süreci anlatabilir misiniz?
Mersin Üniversitesi’nde asli görevim, ilk olarak tabii ki akademisyenlik. İşletme bölümünde akademisyen olarak görev yaparken, bir yandan da hem girişimcilik hem projeler gibi konularla ilgileniyordum. Bu konularda birçok kişiye, kuruma yardımcı ve destek oluyordum. Ayrıca üniversite adına KOSGEB’in değerlendiricisiydim. Mersin Teknopark’ta da projeleri değerlendiriyordum. Kısacası proje deneyimlerimiz vardı. TÜBİTAK’ta girişimcilik eğitimiyle ilgili büyük bir projenin yürütücüsüydüm. Ve birçok projede de görev almıştım. Aynı zamanda da değerlendirici olmuştum.
Teknopark’taki görevinizi nasıl tanımlarsınız?
Teknopark’ta bir firmanın yer alabilmesi için projelere başvuru yapılıyor ve bu projeler değerlendiriliyor. Ayrıca KOSGEB’in girişimcilik projeleri, daha büyük ve farklı proje başvuruları vardı. Oralarda üniversite adına yine jüri üyeliği yapıyordum. Girişimcilikle ilgili TÜBİTAK projesi vardı. Teknopark’tan ve dışardan, girişimcilikle ilgili projelerle ilgili danışılan kişi veya firmalara ücretsiz yol gösteren oluyordum. Süreç bu şekilde ilerlerken kendimiz bir proje yapalım dedik. 2016 yılında KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Destek Programı’na bir projeyle başvurduk. Bu projem de kabul gördü. Sonrasında “Projeniz geçti, sizin firma kurmanız lazım” dediler ve böylece 2016 yılında Kalle İnovasyon Fabrikası doğdu.
Kalle İnovasyon Fabrikası’nda yürüttüğünüz çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?
2016 yılında kurulan Kalle İnovasyon Fabrikası, hem projelerin geliştirilmesi, hem de 15 Temmuz hain FETÖ saldırısının meydana gelmesi neticesinde ilk iki yılda projelerin sonuçlandırılması ve ticarileştirilmesi faaliyetlerine ağırlık vermiştir. Firmamız KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Destek Programı kapsamında kurulmasına rağmen bu desteğin de çok az bir kısmını bütçe olarak kullanmış, ağırlıklı olarak kendi öz kaynaklarıyla yatırımlarına devam etmiştir. Her yıl dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle firmamız, 2021 yılında Mersin Teknopark’ta iç pazar, yani yurt içi satışlar anlamında 3’üncü, toplam satışlar anlamında da 6’ncı firma olmuştur. Butik bir firma olması sebebiyle şu ana kadar ihracat yapmayan firmamız 2024’te ihracat hedefindedir. Teknopark firmaları arasında ilk 3’e girmek, 2020-2023 hedeflerimizi oluşturmaktadır. Pandemi sürecinden önce yurt dışına açılmayla ilgili Bakü Azerbaycan Ofisi, Dubai Birleşik Arap Emirlikleri Ofisi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ofis açma çalışmalarımız vardı. Ayrıca AB anlamında Letonya’da ortaklık yapmakla ilgili çalışmalarımız vardı. Fakat pandemi sebebiyle yurt dışı çalışmalarına ara verdik. Günümüzde Ortadoğu, Balkanlar ve Türk Cumhuriyetleri’nden birçok bayilik teklifi almaktayız. Firmamız hem projeler yürütüp, hem de proje danışmanlıkları yapıyor. Telifli holografik yazılımlar yaptık. Bu telifli holografik yazılımlar, geliştirdiğimiz yerli milli yazılımdır. Dünyada şu an holografik yazılım olarak en yeni teknolojidir. Biz bu yazılımı tanıtım ve eğitim uygulamalarında daha çok kullanıyoruz. Ve yazılımla birlikte interaktif, 3 boyutlu görsel ürünler üretiyoruz. Bizim Kalle İnovasyon Fabrikası olarak sadece amacımız yerli ve milli teknolojiye katkı yapmak değil, aynı zamanda genç arkadaşları ekibimize katarak onları bir okul gibi yetiştirmektir. Bu kapsamda uzun dönemli, kısa dönemli stajyerler ve yeni mezun öğrenmeye açık adayları firmamızda istihdam ediyoruz. Yerli ve milli yazılımla Türkiye ekonomisine katma değer sağlarken, gençlerimizin istihdamına da katkı sağlamaya çalışıyoruz.
İkinci şirketimiz ise Bilişim Girişim ve Ar-ge Merkezi (BİGMER) ismiyle 2022 yılında kurulmuştur. Daha yeni bir şirkettir.
Şirketiniz KOSGEB ya da TÜBİTAK desteği aldı mı?
Şirketi kendimiz kurduk. BİGMER herhangi bir projeyle kurulmamıştır. BİGMER ikinci bir şirket olarak kurulmuştur. Bu şirketimiz de Kalle İnovasyon Fabrikası’nın daha önce yaptığı projeleri genişleterek daha spesifik ve özelleştirmek için kurduk. BİGMER şu an daha çok oyun, tablet ve mobil telefonlarda kullanılabilecek oyunlarla ilgili çalışmalar yürütüyor.
Bu firmamızın projeleri devam ediyor. Ayrıca Kalle İnovasyon Fabrikamızın optimizasyon, yapay zeka ve makine öğrenimi projelerini yürütüyor. Kalle İnovasyon fabrikamızın tamamlanmış 3 projesi var, projeler ticarileştirilmiş durumda. BİGMER kendi projelerini yürütüyor, henüz projeleri ticarileştirilmedi.
Bir akademisyensiniz aynı zamanda üniversite-sanayi iş birliği kapsamında da firmalarınız aracılığıyla da çalışmalar yürütmektesiniz. Üniversite-sanayi iş birliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Asli işimiz, üniversitedeki akademik işlerimiz. Bu işlerimizin yanında firma işlerimizi yürütüyoruz. Firmamızda genç başarılı ekip arkadaşlarımız var. İlk kuruluşumuzda büyük sıkıntılar çektik. Şirket 2016’da kuruldu, hain 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı, sonrasında geçen yıl deprem oldu. Bu diğer firmaları etkilediği gibi bizi de olumsuz etkiledi. Ben akademisyen olarak öz sermayeyle firmamızı finanse ettim. Bizim buradaki ana amacımız kar olmadığı için biraz kamusal baktık. Hem projeler yapalım, hem milli yerli sermayeye katkı sunalım, hem gençleri yetiştirelim hem istihdam sağlansın düşüncesiyle hareket ettik. Bunlar bizi mutlu etti. Risk, maliyetler, zaman ve uğraşı, zamanı anlamında çok meşakkatli bir yol. Kalle İnovasyon Fabrikası belli bir aşamaya geldi. Amacımız BİGMER’i bir aşamaya getirmek. Tabii ki zor bir şey ama üniversitemiz sanayi iş birliğini teşvik ediyor. Bu nedenle Rektörümüz Prof. Dr. Erol Yaşar’a ve geçmiş yönetimlerimize teşekkür ederiz. Bu konuda bize destek oldular bizi teşvik ettiler. Biz teorisini görüyorduk, girişimci olarak, yaşayarak uygulama boyutunu da gördük. Bu bizim için bir artı. Mesleki eğitim ve yöreye katkı anlamında önemli. Biz hep kariyer, mesleki eğitim anlamında çalıştık. Bu boyutlarda idarecilik yaptığımız için sanayi işbirliğiyle aslında yapboz tamamlanmış oldu. Yoruluyoruz tabii ama bu yönden mutluyuz.
Birçok akademisyen firması var. Girişimcilik dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. Proje alıyorsunuz, projenin sağladığı finansman bir yere kadar oluyor. Bizim ciddi bir know-how’ımız, bilgi birikimimiz oldu. Bu bilgi birikimimizle eğitim, danışmanlık, girişim konularında da spesifik işler yapıyoruz. Yani girişim ve diğer yönetsel konularda bize başvuran firmalara çözüm ortaklığı yapıyoruz. Türkiye çapında önemli firmalar ve holdinglerle çalışıyoruz. Tabii bizim şöyle bir artımız, avantajımız var. Biraz müşterimizi seçiyoruz. Belli bir kapasitemiz ve yavaş yavaş büyüyen bir firma olduğumuz için bize başvuran firmaları değerlendiriyoruz, bizimle aynı frekansta olanlarıyla çalışıyoruz. Aynı frekansta değilsek, bizdeki o enerjiyi başvuru yapanlarda görmezsek çalışmıyoruz. 2016’da kurulduğumuzdaki heyecanı hala yaşıyoruz, bu heyecanın Mersin’e ve Türkiye’ye katkısı olsun istiyoruz. Bunları sağladığımız zaman biz mutlu oluyoruz. Onun için her gün yeni bir proje, yeni bir heyecan yaşıyoruz. Şimdi optimizasyon, yapay zeka, makine öğrenimi konularında yoğunlaştık ve bu konularda yol alıyoruz. Kısa sürede bu konudaki projelerimizi tamamlayıp ticarileştireceğiz. Mersin belki sayemizde yapay zekânın merkezi olacak Bu heyecanımız, projelerimiz devam edecektir. Üniversitemiz, Mersin Teknoloji Transfer Ofisi ve TEKNOPARK bize her zaman destek olmuştur.
Üniversiteler ve akademisyenler aynı zamanda topluma hizmet ediyorlar. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?
Bu firmaları kurmadan önce Mersin Teknoloji Transfer Ofisi’nin danışma ve patent kurulunda da yer aldım. Aslında biz her zaman hep bu işlerin içindeydik. Bir kamu personeli her zaman bu tip projeler yapmalı, projelerde görev almalı. Bizim işimiz sadece ders vermek olmamalı. Akademisyenler topluma, ülkeye, şehre hizmet yapmalıHer akademisyen bunları yapmalı, cesaretli olmalı. Bu gibi girişimlerde bulunmalı, uğraşmalı ve çaba göstermeli.