
Yürütücülüğünü Üniversitemiz Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Taşkın’ın yaptığı, Dr. Öğretim Üyesi Umut Önen ve Arş. Gör. Dr. Öyküm Başgöz’ün de araştırmacı olarak yer aldığı “Savunma Sanayi İçin Yüksek Mukavemetli Bağlantı Elemanlarının Üretimi” isimli TÜBİTAK 1507 projesi ile yerli bağlantı elemanlarının üretilmesi hedefleniyor. 18 aylık bir süresi olan proje kapsamında yeni bir alaşım tasarımı, plastik deformasyon ve ısıl çevrim işlemi prosesleri kullanılarak gerçekleştirilecek.
Projeleri ile teknolojik yenilikler aracılığıyla pazarda kendisine alan yaratma potansiyeli olan yüksek kalitede bir ürün üretileceğini ifade eden Taşkın “Bağlantı elemanları üretiminde kullanılan mevcut çelik türlerine alternatif yüksek yorulma dayanımlı, sertlik ve tokluk değeri yüksek, minimum % 22 uzama değerine sahip malzeme geliştirmeyi amaçlıyoruz. Geliştirilen malzeme cıvataların kullanım ömrünü arttırmakla birlikte düşük kesit alanına sahip cıvatalar daha hafif olup hammadde tüketimi, hurdaya ayrılan malzeme, işgücü kaybı ve karbon salınımı gibi endüstrinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikte malzeme üretimi amaçlanmaktadır.” dedi. Dünyada ve Türkiye’de kullanılan, üretilen malzemelerden elde edilen ürünler açısından bakıldığında bağlantı elemanlarında benzer alaşım elementleri kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Taşkın, benzer alaşım elementleri ile benzer sonuçların elde edildiğini ancak bu çalışmada çelik malzeme içerisine tane küçültücü diye tabir edilen alaşım elementlerinin ilave edileceğini kaydetti.
“Dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz”
İlk kez yerli imkânlarla ithal ürünlere eşdeğer bir ürün üretileceğini ifade eden Prof. Dr. Taşkın “Bu proje ile savunma sanayi makinelerinin birçoğu, inşaat sektöründe büyük köprü, baraj ve nükleer santraller gibi yüksek mukavemet gerektiren mega yapılar ve imalat sektöründe kullanılması zorunlu olan yüksek maliyetli ithal ürünler yerine, düşük maliyetli yerli üretim ürün elde edilecektir. Bu sayede ithal edilen ürünlerden kaynaklı ekonomik kayıplar azalacağı gibi ulusal kazanım olarak üretime geçilmesi ile birlikte istihdam oluşturulacak” diye konuştu. Geliştirilen ürünün yeterli tanıtımının yapılmasıyla ihracatının da mümkün olacağına vurgu yapan Prof. Dr. Taşkın, bu alanda dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini kaydetti.
“Bağlantı elemanları hayati bir öneme sahip”
Prof. Dr. Taşkın, projede üretilecek olan malzemenin yüksek mukavemet (çekme mukavemeti) değerine sahip olacağını ve bu nedenle emniyetle taşıyabileceği yük değerini daha düşük hacimde malzeme ile karşılayacağını söyledi. Yüksek mukavemetli çeliklerin, endüstride geniş bir kullanım alanına sahip ve özellikle yapısal uygulamalarda önemli bir rol oynayan malzemeler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Taşkın “Bağlantı elemanları, savunma sanayide ve makinelerde kritik bir rol oynarlar. Bu alanlardaki uygulamaları için yüksek mukavemetli ve dayanıklı malzemeler gerektirirler. Bu elemanların yüksek kaliteli malzemelerle imal edilmesi, ürünlerin performansı, güvenliği ve ömrü açısından önemli bir faktördür.” dedi. Prof. Dr. Taşkın savunma sanayi uygulamalarında bağlantı elemanlarının, savaş uçakları, helikopterler, tanklar, denizaltılar ve diğer askeri araçlarda kullanıldığını, bu açıdan da bu elemanların, araçların yapısal bütünlüğünü sağlamak, parçaları birleştirmek ve fonksiyonlarını yerine getirmek için hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
“Daha az karbon salınımı olacak”
Günümüzde yapılan çalışmalarda karbon yak izinin tespit edilmesi ve azaltılması çalışmalarının önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Taşkın yüksek mukavemetli çeliklerin kullanımının geleneksel çeliklerden daha az karbon salınımına neden olabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Taşkın şöyle konuştu : “Bu durum, yüksek mukavemetli çeliklerin daha ince ve hafif bir yapıya sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Yüksek mukavemetli çelikler, daha düşük mukavemetli çeliklere göre daha yüksek dayanıklılığa sahip oldukları için, aynı mukavemete sahip bir yapıyı üretmek için daha az malzeme gerektirir. Üretim için daha az ham maddeye ihtiyaç duyarak, doğal kaynakların tükenmesini ve çevresel etkileri azaltabiliriz. Bu da, daha az karbon salınımına yol açar. Yüksek mukavemetli çeliklerin kullanımı, sürdürülebilirliğe katkı sağlayarak, çevre dostu ve ekonomik çözümler sunabilir.”