YARATICILIK
Yenilik faaliyetlerinin en önemli girdisi olan yaratıcılık; yeni, orijinal şeyler hayal etme gücü ya da yeteneğidir. Diğer bir deyişle yaratıcılık, yeni fikirler geliştirme veya geçerli fikirlere yeni bakış açısı getirebilme becerisidir. Yaratıcılık, Guttenberg’in şarap presini basım için harfleri ekleyerek matbaa makinesi haline getirmesi örneğinde olduğu gibi; yeni, uygulanabilir, faydalı, doğru ve değerli fikirlerin keşfe dayanan davranışlar tarafından yaratılmasıyla sonuçlanan zihinsel süreçtir.

Düşünsel bir işlev olan yaratıcılık, yoktan var etmekten çok var olan düşünce ve kavramlardan yeni düşünce ve kavramlar üretmeyi içerir. Yaratıcılığın merkezinde hayal gücüne dayalı yaratıcı düşünce yer alırken, pek çok yaratıcı düşünce arasından mantıksal süzgeçten geçirilerek en uygun olanını seçmek olarak tanımlanan analitik düşünce de yaratıcılığı destekler. Ancak yaratıcı düşünce kural tanımazken, analitik düşünce kurallarla çalışır (Müftüoğlu vd., 2004, s.21).
Herkeste az çok var olan yaratıcılık bireyden bireye farklılık göstermekte olup ortaya çıkmasında güvenlik, özgürlük, ihtiyaç gibi faktörler rol oynamaktadır. Her alanda söz konusu olan yaratıcılık asla uçuk, çılgın, hayalci, mantık içermeyen, rastlantısal bir süreç olarak görülmemeli ve ortaya çıkması için uygun teknikler kullanılmalı, uygun ortamlar sağlanmalı ve bireyler yüreklendirilmelidir. Günümüzde, yenilikleri uygulayarak firmalarının etkinlik ve verimliliklerini artırmak isteyen yöneticilerin, rakiplerinin zayıf ve öngörülerinin bulunmadığı alanlara, personellerinin yaratıcılıklarından faydalanmak suretiyle yönelmeleri rekabette öne geçmek için neredeyse koşul-şart haline gelmiştir.
Yaratıcılığı Etkileyen Unsurlar
Her birey ve kurumda az çok var olan yaratıcılık farklı düzeylerde ortaya çıkmakta olup yaratıcılığın ortaya çıkmasıyla ilgili unsurlar aşağıda açıklanmıştır.
Motivasyon, Yaratıcı Düşünce ve Uzmanlık
Güdülenme olarak ta bilinen motivasyon, yaratıcılığın ortaya çıkması için olmazsa olmaz faktörlerden biridir. Bireyi yaratıcılık için harekete geçiren, heyecanlandıran, bu konudaki yeteneğini ortaya çıkaran her türlü faktör motivasyonun kaynağını oluşturmakta olup buna göre motivasyon, herhangi bir şeyi yapma konusunda bireyin istekli olması durumu olarak tanımlanabilir. Bireyin yaratıcı düşünebilmesi ve bu kapsamda uzmanlığını kullanabilmesi için yeterince motive olması gereklidir. Peki birey nasıl motive olur? Bu sorunun cevabı motivasyonun iki türü tanımlanarak verilebilir (Müftüoğlu vd., 2004, ss.23-24). Herhangi bir konuya ilişkin olarak hissedilen tutku, istek, ilgi, meydan okuma ve tatmin duygularının derecesi ile ilgili olan içsel motivasyon, bireyin yaratıcılık ve devamında yenilikçilik ile girişimcilik aşamalarındaki başarısını doğrudan etkiler. İçten gelen bir duygulanım olarak tanımlanabilecek içsel motivasyon eğitim, çevre koşulları vb. gibi dışsal faktörlerden etkilenmekte olup yaratıcılığı daha çok destekler. Çoklukla kurum içi kademe ve maddi unsurlarla ilişkilendirilen ödül ve ceza, öneri sistemi uygulamalarını içeren katılımcı yönetim ve aidiyet duygusu kazandırmaya yönelik çabalar olup ebeveyn, eğitici ve yöneticilerce gerçekleştirilir. İçsel motivasyon yaratıcılık açısından dışsal motivasyona göre çok daha teşvik edicidir.
Yaratıcı düşünce hayal gücüne dayalı olup daha önce de ifade edildiği üzere farklılıklar üzerine kuruludur. Önce yaratıcı düşünce üzerinden fikirler ortaya çıkar, sonra analitik düşünce çerçevesinde söz konusu düşüncenin mantıksal sorgulaması yapılır. Yani çözüm üretip üretmediği ve/veya yenilik getirip getirmediği incelenir. Yatay bir gelişme seyri izleyen yaratıcı düşünce sadece rastlantısal veya bireysel bir özellik olmayıp bilimsel tekniklerle harekete geçirilen, katkısı artırılabilen bir yapı arz eder.
Bireyin yaratıcılığı uzmanlık konusuyla ilgilidir. Çoklukla mucit olarak adlandırılan bazı bireyler geçmişin filozofları gibi hemen her konuda yaratıcı düşünce ortaya koyabilmekle birlikte, yaratıcılık uzmanlıkla doğrudan ilişkili bir konudur. Profesyonel olarak kuşaklardır ormancılıkla iştigal eden bir ailenin ferdinin, balıkçılıkla ilgili yaratıcı fikirler üretmesini beklemek çok da doğru olmayacaktır. Seri üretim tekniklerinin de zorlamasıyla uzmanlaşmanın had safhada uygulandığı günümüzde, uzmanlık alanı neyse bireyden o alanda istifade edilmeye çalışılması yaratıcılık için elzemdir.
Tutum ve Davranışlar
Yaratıcı düşüncenin ortaya çıkabilmesi ve faydalı sonuçlar üretebilmesi için gerek bireyin ve gerekse de bireyin hizmet verdiği kurumdaki yönetimsel yapının tutum ve davranışları oldukça önemlidir. Yaratıcı düşüncenin bir aykırılık, eski köye yeni adet getirme olarak görüldüğü ortamlarda bireylerin fikirlerini rahatlıkla açıklamaları da beklenemez. Çünkü birey hem aykırı düşmekten çekinir ve hem de dikkate alınmayacak, ödüllendirilmeyecek bir davranış içine girmek istemez.
Yaratıcılık sonucunda ortaya çıkacak değişikliğe karşı pek çok birey ve kurum çekimser davranır. Bunun nedeni ise, söz konusu yaratıcı fikir ve sonrasında gerçekleşecek değişikliğin, hayatlarının mevcut akışında meydana getireceği ve uymaya zorlayacağı değişikliklerdir. Bu nedenle, yaratıcı bireyleri, yaratıcı düşünceyi koruyup kollamak stratejik düşünen bir yöneticinin temel ve vazgeçilmez özelliklerinden biridir. Bu nedenle yöneticilerin; farklılıkları hoş görecek, firmayı rekabette öne çıkaracak yaratıcı fikirleri ortaya çıkarmak için çalışanları teşvik etmek ve bunun için moral, motivasyon, özgüven ve cesaret aşılamayı da içeren altyapının hazırlanması yerinde olacaktır. Yine, takım ruhu ile başarıyı paylaşmaktan haz duyan, hata ve sonuçlarına katlanan, ödül ve/veya sonuca ulaşmasa bile yaratıcılığı teşvik için yapılacak tüm harcamaları karşılayacak tutum ve davranışlara yönelmesi gerekecektir.

Benzer biçimde kurum çalışanlarının da yaratıcı düşünceyi ve yaratıcılığı hakim kılan tutum ve davranışları belirlemesi önemlidir. Üstün yaratıcı düşünce gücüne sahip insanların, aynı zamanda farklı davranış kalıplarına da sahip oldukları gözlemlenmiş olup söz konusu davranış biçimleri aşağıdaki gibidir (http://onedio.com, Erişim tarihi: 19/08/2015):
•Hayal kurmak, •Gözlem yapmak, •Kendileri için uygun olan saatlerde çalışmak, •Engelleri tersine çevirmek, •Sürekli yeni deneyimler peşinde koşmak, •Yenilgiden korkmamak, •Sorgulamak, •Risk almak, •Hayatı kendilerini ifade etmek için bir fırsat olarak görmek, •Gerçek tutkularının peşinden gitmek, •Zihni gereksiz yüklerden arındırmak, •Zaman kavramını unutmak, •Kendini güzelliklerle çevrelemek, •Noktaları birleştirmek, •Sürekli bir şeyleri değiştirmek, •Farkındalık için zaman ayırmak.
Ortam
Özellikle savaş dönemlerinde karşı tarafa üstünlük sağlayarak toplumun ve devletin bekasını devam ettirme azminin bireyleri yeni taktik, strateji ve savunma araçları geliştirme konularında teşvik ettiği bilinen bir gerçektir. Atın ehlileştirilmesi, savunma amaçlı kaleler yapılması, jet motorunun ve roketin keşfi gibi pek çok icat bu kapsamda sayılabilecek birkaç örnektir. Atın ehlileştirilmesi insanın hareketini kolaylaştırarak ticareti geliştirirken, sağlam kaleler yapılması için harcanan çaba günümüz inşaat tekniklerinin ortaya çıkmasına yol açmış, jet motorunun yolcu uçaklarında kullanılması kültürler arası etkileşimi ve ticareti hızlandırmış, roketlerse beraberinde pek çok gelişmeyi de beraberinde getirerek insanoğlunu uzaya taşımıştır.
Yaratıcılık Süreçleri
Genel olarak yaratıcılık, dört aşamalı bir süreç takip etmektedir:
Hazırlık: Konunun tanımlanarak sınırlarının çizilmesi, özelliklerinin ortaya çıkarılması olarak tanımlanabilecek hazırlık aşamasında odaklanılacak hedef belirlenmektedir.
Kuluçka: Hazırlık aşamasında belirlenen hedefe ilişkin olarak yaratıcı düşüncenin ortaya çıkmasının beklendiği aşamadır. Mümkün olduğunca mantıkla sınırlanmayacak biçimde, bilinçaltı ve duyuların harekete geçirilmesiyle çok sayıda yaratıcı düşünce üretilmesine olanak tanınmış olunur (Müftüoğlu vd., 2004, s.32).
Yaratıcı Sonuçların Ortaya Çıkışı: Hazırlık aşamasında tanımlanan konuya ilişkin olarak kuluçka aşamasında evrilip çevrilen zihnin, yaratıcı düşünceyi ortaya çıkardığı aşamadır. Rivayete göre dikiş makinesi yapmaya uğraşan Isaac M. Singer, iğne kısmını bir türlü tasarlayamamaktadır. Uzun süre bu konuyla zihnini meşgul eden Singer, bir sabah kalktığında gece uyurken gördüğü rüyayı uygular ve dikiş makinesini tamamlayarak büyük bir başları elde eder. Unutulmamalıdır ki; konu hakkında birden çok yaratıcı düşünce ortaya çıkabilir. Önemli olan konuya ilişkin yaratıcı düşüncenin önünü kesmemekle birlikte, belirli bir sonuca ulaşıldığında süreci dondurmayı bilmek ve ortaya çıkan sonucun kabulü aşamasına geçmektir.
Yaratıcı Düşüncenin Kabulü: Onaylama ve doğrulama aşaması olarak da adlandırılan bu aşamada, yaratıcı düşünce sonucu/sonuçları değerlendirilerek en uygunu seçilir.
Yaratıcılık Teknikleri
Beyin fırtınası, gordon yöntemi, zoraki ilişki yöntemi, varsayımları sorgulama, yatay düşünme tekniği, matris yöntemi, düşünce haritası vb. gibi yöntemler yaratıcılığı ortaya çıkarmak, yaratıcı düşünceyi motive etmek ve yönlendirmek için kullanılan teknikler olup burada aşağıda yer verilen birkaçı açıklanmaktadır (Müftüoğlu vd., 2004, ss.33-35).
Beyin Fırtınası: Grup içerisinde çağrışım ve uyarımda bulunarak yaratıcı fikirleri açığa çıkaran beyin fırtınası tekniği, yaratıcılık üzerine pek çok çalışması bulunan Alex F. Osborn (1930) tarafından geliştirilmiş olup; eleştiride bulunulması, serbest atış yapılması, çokça düşünce üretilmesi ile fikirlerin çağrıştırılması, uyarılması, geliştirilmesi ve birleştirilmesi dört temel kuralıdır. Bu dört temel kuralı destekleyecek biçimde başlamak, odaklanmak, uyanık olmak ve vazgeçmemek gibi birtakım ilkelerle de desteklenen tekniğin etkin ve verimli bir biçimde uygulanması, onu adeta bir düşünme motoru haline getirirken kural ve ilkelerden sapılması durumunda teknikten beklenen fayda sağlanamayacaktır.
Gordon Yöntemi: Beyin fırtınası tekniği ile gelinen aşamayı daha ileri götüren bir teknik olup William Gordon (1960) tarafından geliştirilmiştir. Temelinde diğer yaratıcılık tekniklerinde olduğu üzere sadece grup liderinin hedefi bilmesi, üyelerin ise önyargılardan uzak olacak biçimde hedeflerden habersiz olması ilkesi yatar. Beyin fırtınasına göre daha kısa süreye ihtiyaç duyulan Gordon yönteminde, sezgileri kullanmayı teşvik etmek amaçlanır.
Kontrol Listesi: Kontrol listesi tekniğinde, hedeflenen konuya ilişkin olarak yaratıcı kişilere/gruplara önceden hazırlanmış sorular sorularak soru ile hedefi ilişkilendirmek ve yeni fikirlerin açığa çıkması sağlanmaya çalışılır.
Varsayımları Sorgulama: Her türlü düşüncenin başlangıç noktasını oluşturan varsayımların sorgulanmasıyla yaratıcı düşüncenin teşvik edilebileceğini ileri sürer. Buna göre; değiştirilen her varsayımın kabul edilme potansiyeli bulunmakta ve böylece yeni fikirlerin ortaya çıkması sağlanabilmektedir.
Yukarıda yer verilen ve bilimsel literatürün bir parçası olan tekniklerin yanı sıra yaratıcı düşünceyi harekete geçirme konusunda daha çok yönetim gurularınca salık verilen tekniklerde bulunmaktadır. Söz konusu teknikler (http://onedio.com, Erişim tarihi: 19.08.2015) aşağıdaki gibi sıralanabilir;
•Not tutmak, •Yabancılarla iletişim kurmak, •Yöntem değiştirmek, •Roman okumak, •Yeni deneyimlere açık olmak, •Film seyretmek, •Birlikte kahkaha atmak, •Müzik dinlemek, •Spor yapmak, •Fotoğraf çekmek, •Rüyaları yazmak, •Mola vermeyi bilmek, •Nostaljiden yararlanmak, •Son dakikaya bırakmak, •Gereksiz bilginin gerekli olabileceğini bilmek, •Çok gezmek, •Çocuklarla bir arada olmak
Kaynakça:
Müftüoğlu, T., Ürper, Y., Başar, M., Tosunoğlu, T., (2004), Girişimcilik, Ed. Yavuz Odabaşı, 1. Baskı, Yayın No: 824, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Eskişehir.
http://onedio.com/haber/ustun-yaraticiliga-sahip-kisilerde-gorulen-18-farkli-davranis-bicimi-351390, Erişim tarihi: 19/08/2015.
http://onedio.com/haber/yaraticiligi-kiskirtmanin-25-yolu-231167, Erişim tarihi: 19.08. 2015.
NOT: Bu çalışma, yazarın “Girişimciler İçin Yatırım ve Proje Analizi, Yenilenmiş 2. Baskı, 2018” adlı kitabından alıntılanmıştır