Prof. Dr. Kansu Büyükafşar’dan TÜBİTAK 1001 Projesi

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kansu Büyükafşar, TÜBİTAK Destekli Projesiyle UV ışığının damar gevşetici işlevini araştırıyor. Büyükafşar’ın “Ultraviyole Işığı ile Oluşturulan Fotogevşeme Fenomenlerinde 6-Nitro Dopaminin Olası Rolü” isimli projesi,  “TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Ultraviyole ışığı ile oluşturulan damar gevşemesinin (fotogevşeme), ilk kez 1955 yılında tavşanın aort damarında gösterildiğini ancak bu gevşetici maddenin doğasının hala tam olarak anlaşılamadığını söyleyen Prof. Dr. Kansu Büyükafşar,  “Bu projemizde bu gizemli maddenin 6-nitrodopamin olabileceğini hipotezledik. Tahmin ettiğimiz madde fotogevşemeden sorumluysa, bu durum insan fizyolojisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu bilgi üzerinden yeni ilaçların ve tedavi modellerinin geliştirilmesi gündeme gelecektir.” dedi.

Projeniz TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Kısaca projenizden bahseder misiniz?

Damarlarımızın ultraviyole ışığına maruz kaldığında gevşeyebildiği uzun süre önce gösterilmiştir. Bu olaya fotogevşeme fenomeni adı verilmektedir. Fotogevşemenin doğası hala gizemini korumaktadır. Şöyle ki, ışığa maruz kaldığında nitrik oksit (NO) denen bir gaz mediyatörü salıverdiği gösterilmiş olmasına rağmen bu NO’nun kaynağının ne olduğu, hangi bileşikten açığa çıktığı hala anlaşılabilmiş değildir.  Diğer taraftan güneş ışığına ve onun içerdiği ultraviyole radyasyonuna en çok cildimiz maruz kalmaktadır. Benzer şekilde cilt damarlarımızın da ışık etkisiyle NO açığa çıkardığı ve gevşeyebildiği gösterilmiştir. Ancak bu NO’nun cildimizin hangi hücresinden ve hangi bileşikten üretildiği henüz bilinmemektedir. Yani UV ışığına maruz kalınca damar gevşetici işlevi olan ve NO açığa çıkartan maddenin doğası, bir takım olası adayların önerilmesine rağmen, hala tam olarak ortaya konmamıştır. İşte bu projede bu gizemli maddeyi araştıracağız.

Projenizin amacı, ekibiniz ve süreç hakkında bilgi verir misiniz?

Projenin amacı güneş ışığı ve UV radyasyonu ile damar gevşetici maddenin doğasının ne olduğunu araştırmaktır. Literatür okumalarımızda vücudumuzda birtakım işlevleri olan katekolamin yapısında yeni bir maddenin (6-nitro dopamin’in) keşfedildiğini fark ettik. Bu maddenin aslında kimyasal yapı itibarıyla ışığa maruz kaldığı zaman damar genişlemesi (vazodilatasyon) yapabilen nitrik oksit adlı bileşiği üretebilme potansiyelinin olabileceğini hipotezledik.  Bu fikrimi proje ortağı olacak hocamıza ve asistan arkadaşlarıma açtım ve onlar da konuyu ilginç buldular. Ancak söz konusu bu maddenin (6-nitro dopaminin) ışık etkisi altında damar gevşetici olduğunu ön deney yapmadan anlama şansımız yoktu zira daha önce de başka bir maddeyi (3-nitro tirozin) incelemiştik fakat maalesef onun damar gevşemesi yapmadığını gördük. Bu nedenle işi garantiye almak için birkaç seri ön deney yapmamız kaçınılmazdı. Ön deneyler sırasında bu maddenin gerçekten UV ışığı ile damarları gevşetebileceğini gördük. Bu heyecan verici bulgudan sonra projemizi yazmaya karar verdik. 4-5 ay kadar sürecek düzenli proje toplantıları ile hem projemizi olgunlaştırdık hem de proje metnini yazdık. Mart 2025’te desteklenmesi amacıyla TÜBİTAK’a başvurduk. 6 Ağustos 2025 tarihinde de projemizin kabul edildiğini büyük bir sevinçle öğrendik. Bu proje anabilim dalımız açısından özellikle çok önemliydi. Çünkü bu proje kapsamında tıpta uzmanlık eğitimi yapan toplam üç asistan arkadaşımıza tez konusu verdik. Dördüncü arkadaşımızın da tez konusunu yine bu proje vesilesiyle vereceğiz.

Projenizi alana katkısı açısından değerlendirir misiniz?

Ultraviyole ışığı ile oluşturulan damar gevşemesi (fotogevşeme), ilk kez 1955 yılında tavşanın aort damarında gösterilmiş olmasına rağmen, bu gevşetici maddenin doğası hala tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Bu projemizde bu gizemli maddenin 6-nitrodopamin olabileceğini hipotezledik. Tahmin ettiğimiz madde fotogevşemeden sorumluysa, bu durum insan fizyolojisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu bilgi üzerinden yeni ilaçların ve tedavi modellerinin geliştirilmesi gündeme gelecektir.

Proje ekibi kimlerden oluşuyor?

Prof. Dr. Kansu Büyükafşar’ın yürütücülüğündekibu projede Doç. Dr. R. Nalan Tiftik hocamız yardımcı araştırmacı olarak görev yaparken, projemize katkı sağlayacak ve tezlerini bu projeyle yapacak araştırma görevlilerimiz, Arş. Gör. Dr. A. Kürşat Kılıçdağı, Arş. Gör. Dr. Fikriye Yalçınkaya, Arş. Gör. Dr. Çelebi Çelik ve Arş. Gör. Dr. Mustafa İ. Özen’dir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Fotogevşeme fenomeni, en son 20 seneyi aşkın bir süre önce araştırdığımız konulardan biri idi ve belli aşamalar kaydetmemize rağmen biz ve diğer araştırmacılar artık daha fazla ilerleme sağlayamaz olduk. Ancak şimdilerde 6-nitrodopamin maddesinin keşfi ile bu konuya tekrar yöneldik. Zira damar ve damar-dışı dokularda mevcut olan bu ışığa-duyarlı madde, bize göre nitro grubu içeren bir bileşik olmalıydı. Üstelik bu bileşik, NO ile ve bir şekilde ışığa maruz kaldığı için cilt ile de ilişkili olmalıydı. Bütün bunları bir arada değerlendirdiğimizde, 6-nitro dopamin adlı maddenin, bu gizemli fotosensitif madde için iyi bir aday olabileceğini ön görmekteyiz. Ancak bunu deneylerimizi gerçekleştirerek anlayabileceğiz.