Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Aydın Acı’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Babalara Dair Bireysel ve Bağlamsal Faktörler ile Bebeğin Sosyoduygusal Gelişimi Arasındaki İlişkide Doğum Sonrası Depresyon ve Baba Katılımının Aracılık Rolü: Boylamsal Bir Çalışma” başlıklı proje TÜBİTAK 1001 – Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Planlanan çalışma ile doğum öncesinden başlanarak babalığa odaklanılacağının altını çizen Prof. Dr. Arzu Aydın Acı “Dünya literatüründe baba katılımının boylamsal olarak incelendiği çalışmalar bulunmakla birlikte, doğum sonrası depresyon ile etkileşiminin gebelikten başlanarak ele alındığı ve bebek gelişimi üzerindeki çıktılarının incelendiği çalışmalar bulunmamaktadır.” dedi.

Projeniz kapsamında yaptığınız bir açıklamada “Babaların doğum sonrası depresyon belirtileri ve baba katılımına ilişkin mevcut bulgular ise daha çok kesitsel çalışmalarla sınırlı kalmış durumda.” ifadelerini kullanmışsınız. Bu konuyu açıklayabilir misiniz?
Mevcut literatürde babalarda doğum sonrası depresyon ve bebeklik döneminde baba katılımı arasındaki ilişkinin yönü belirsiz görünmektedir. Özellikle bebeğin hızlı bir gelişim ve değişim gösterdiği yaşamın ilk yılında bebekle yeterince zaman geçiremediğini düşünen babaların üzüntü ve memnuniyetsizlik açısından risk altında olduğunu gösteren çalışmalar olsa da katılımın babalar için depresyona karşı koruyucu bir rolü olup olmadığı bilinmemektedir. Bununla birlikte doğum sonrası depresyon belirtilerinin babalarda katılımı düşürdüğü, baba bebek bağlanması, baba-bebek etkileşiminde bozucu etkiler oluşturduğu yönünde bazı çalışmalar olduğu da görülmektedir. Projenin en özgün yanı babalarda doğum sonrası depresyon ve baba katılımı etkileşiminin doğum öncesinden başlanarak boylamsal bir desende incelenecek olmasıdır. Babalık literatüründeki önemli sınırlılıklardan biri korelasyonel ve genellikle tek zamanlı ölçümlere dayalı yöntemlerin kullanılması olup nedenselliğin yönü hakkında çıkarım yapmayı zorlaştırması ve önceden var olan bazı koşulların etkilerinin hesaba katılmasını imkânsız hale getirmesidir. Babaların çocuğun gelişimi üzerinde kritik bir rolü olduğunu gösteren pek çok kanıta rağmen, baba çocuk ilişkilerinin doğum öncesinden doğum sonrasına uzanan gelişimine dair bildiklerimiz oldukça yetersizdir. Alandaki boylamsal çalışmalarda baba katılımının belirleyicisi olabileceği düşünülen sosyodemografik özellikler, bağlanma biçimi, normatif ya da kişisel beklentiler gibi bazı değişkenlerin doğum sonrası baba katılımı ya da çocuktaki sonuçlarla ilişkilerinin incelenmiş olduğu bilinmektedir. Ancak hem belirleyiciler arası ilişkiler hem sonuçlar üzerindeki yordayıcılıkları üzerine yürütülmüş kapsamlı çalışmalar yetersiz olduğundan yürütülecek olan çalışmada bebek bekleyen ve birlikte yaşayan evli çiftlerden gebeliğin son üç aylık dönemi ile bebeğin 12 aylık olduğu zaman aralığında toplamda üç ayrı ölçüm alınacaktır. Babaya ait bireysel ve bağlamsal faktörler gebeliğin son üç ayı içinde alınan birinci zaman ölçümleri ile değerlendirilecektir. İkinci ölçümde (doğumdan sonraki 5-6. ay) bu faktörlerin doğum sonrası depresyon ve katılım davranışları ile ilişkisi incelenecektir. Üçüncü ölçümde (12. ay) ise depresyonun seyri ve katılım davranışlarının çocuktaki gelişimsel sonuçlar üzerindeki etkileri değerlendirilecektir.
Projeniz ne zaman başlayacak?
Projenin başlamasından önce etik kurul onayı ve uygulamaya başlamak için çalışmanın yürütüleceği Ankara, Mersin ve Gaziantep illerinde üniversite hastaneleri, aile sağlığı merkezleri ve bazı özel hastanelerden alınacak kurum izinleri tamamlanmış ve TÜBİTAK’a sunulmuştur. Önümüzdeki günlerde proje sözleşmesinin imzalanması ile çalışmamız başlayacaktır.
Proje ekibinde kimler yer alıyor?
Yürütücülüğünü üstelendiğim projede Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Sema Erel, Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, Dr. Öğretim Üyesi Zümrüt Bellur Mübarek ve Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi Gelişimsel Pediatri Bilim Dalı’ndan Dr. Buse Şencan Karakuş araştırmacı olarak görev üstleniyor. Bursiyerlerimizi ise Mersin Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktora öğrencisi Emine Hilal Mutlu, Mersin Üniversitesi Psikoloji Bölümü klinik psikoloji yüksek lisans öğrencisi Aleyna Yarbaşar, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü klinik psikoloji yüksek lisans öğrencisi Enes Koç, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü klinik psikoloji yüksek lisans öğrencisi Şule Özcan, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü klinik psikoloji yüksek lisans öğrencisi Ecem Güntutmaz oluşturuyor.

Projenizin önemi nedir? Bu konuda yapılmış proje örnekleri bulunuyor mu?
Proje kapsamında babaların doğum öncesinde kendilerini ebeveyn rolünde ne kadar yetkin algıladıklarını değerlendirebilmek üzere Ebeveyn Öz Yeterlik Beklentileri Ölçeği’nin uyarlama çalışması yapılacaktır. Ebeveynin bu rol için kendisine dair yetersizlik algısının kaygı ve stres belirtilerini artırabileceği bilindiğinden söz konusu ölçek özellikle risk altındaki ebeveyn adaylarının belirlenmesi, koruyucu/önleyici tedbirlerin alınması ve müdahale planlarında önemli bir yere sahip olacaktır.
Babanın ailedeki ve ebeveynlikteki rolünün zamanla değişmesinin mümkün olduğu fikri, çalışmanın boylamsal olarak planlanmasında etkili olmuştur. Önceki bazı araştırmalar, babaların üç aydan 20 aya kadar bebekleriyle oynadıkları oyun ve bakım faaliyetlerinin sayısının giderek arttığını gösterirken başka çalışmalarda babaların bebekleriyle birlikte geçirdikleri sürenin bir yaşından yedi yaşına kadar azaldığı rapor edilmektedir. Ne yazık ki, babalık davranışlarını inceleyen boylamsal araştırmaların eksikliği nedeniyle bu farklılıkların muhtemel nedenleri oldukça belirsizdir. Araştırmada ilk kez baba olan erkeklerin bebekleri bir yaşına gelene kadar ebeveynlikteki rollerinin duyusal ve davranışsal seyri hakkında fikir verecektir. Aynı şekilde gebelikle birlikte belirtileri gözlenen ve kökeninde pek çok faktörün olabileceği rapor edilmiş olan babalarda doğum sonrası depresyonun gidişatı ile ilgili de bilgi verecektir. Zira bu konuda yapılmış olan çalışmaların bulguları da çelişkili görünmektedir.
Planlanan çalışma ile doğum öncesinden başlanarak babalığa odaklanılacaktır, baba katılımı üzerinde etkili olan veya baba katılımını sekteye uğratan değişkenlerin belirlenmesinin, gerek babaların ruh sağlığına dair koruyucu önlemlerin alınması konusunda gerekse hazırlanacak müdahale programlarının bileşenlerinin belirlenmesi konusunda bir rehber olacağı düşünülmektedir. Dünya literatüründe baba katılımının boylamsal olarak incelendiği çalışmalar bulunmakla birlikte doğum sonrası depresyon ile etkileşiminin gebelikten başlanarak ele alındığı ve bebek gelişimi üzerindeki çıktılarının incelendiği çalışmalar bulunmamaktadır.
Proje çıktıları hakkında öngörünüz nedir? Ne gibi sonuçlar bekliyorsunuz?
Projenin iki temel değişkeni olan baba katılımı ve babalarda doğum sonrası depresyon belirtilerinin bazı bireysel ve bağlamsal faktörlerle ilişkili olabileceği öngörülmektedir. Babanın eğitimi, gelir düzeyi, babalık rolünde kendini ne kadar yeterli algıladığı, evlilik ilişkisinden duyduğu memnuniyet gibi faktörlerin doğum sonrası depresyonu ve katılım davranışları üzerinde etkili olabileceği beklenmektedir. Katılım ve depresyon belirtilerinin karşılıklı etkileşimi ile ilgili önceki çalışmalarda ilişkinin yönünün belirsiz olduğu anlaşıldığından bu iki değişken arasındaki ilişkinin seyri ile ilgili sonuçlar ülkemizden elde edilmiş ilk veriler olacağı için oldukça merak uyandırıcıdır. Baba katılımının depresyon belirtileri ve bebeğin sosyo-duygusal gelişimine olumlu yönde katkı yapması beklenmektedir. Sonuçlar bu varsayımımızı doğrular ise özellikle baba katılımına yönelik önleme ve müdahale çalışmaları için de ufuk açıcı olacağı tahmin edilmektedir.