Havada İnovasyon Kokusu var 

Dünya/Türkiye/Mersin

Abdi KURT- Mersin TTO

2025 yılı itibarı ile Küresel Girişim (Startup<->Filiz şirket) Ekosistemi (GSER2025[1]) Sıralamasına Başarı Faktörleri (Performans, Fonlama, Yetenek&Tecrübe, Pazar Erişimi, AI-Native ve Bilgi) doğrultusunda baktığımızda ilk sırada Silikon Vadisi olmak üzere sırası ile New York, Londra, Tel Aviv, Boston ile birlikte Beijing yani Pekin geliyor (ikisi de 5. Sırada),  sonrasında Los Angeles, Seul ve Singapur diye devam ediyor. Burada dikkati çeken ilk beşte 3’ünün Kuzey Amerika’dan olması yani bildiğimiz Amerika’dan. Burada inovasyon noktasında Silikon Vadisi’ni Amerika’nın dünyaya bir meydan okuması olarak görebilir ve diğer ekosistemler için öykünülen bir bölge diyebiliriz. Sıralamada aşağıya doğru indikçe Amerika’nın bu dominant durumunun (meydan okuma ve öykünülme) devam ettiğini görebiliriz. Avrupa bu kümede nerede derseniz 12. sıradan Paris (Fransa), 20. sıradan Amsterdam (Hollanda) ve 24. sıradan Berlin (Almanya) olarak listeye giriyor. Avrupa sonrasında Zürih (Innovation Zurich[2]), Münih (Munich Innovation Ecosystem[3]) gibi bölgelerle buralarda yoğunlaşmaya başlıyor. Türkiye’den bir bölge ilk 40’ın içinde yok ama aşağıda, gelişen ekosistemler boyutunda ortaya konulduğu gibi bunu kayıp olarak görmemek lazım.

Yukarıda verilen şehir ve bölgeler dışında Avrupa ayağında Silikon Vadisi’ne öykünen en büyük yapı “SILICON EUROPA[4]” dır. On iki ünlü Avrupa kümesi, Avrupa’nın yenilikçi elektronik ve yazılım teknolojileri alanında bir araya gelerek oluşturulan Silicon Europe Alliance, 2000’den fazla şirket ve araştırma kuruluşunu temsil eden bir Elektronik Tabanlı inovasyon meta kümesidir. “SILICON EUROPA’yı meydana getiren kümelerden bazılarının isimlerinin, SILICON SAXONY, SILICON ALPS gibi isimler taşıması Silikon Vadisi’ne öykünmenin Avrupa özelinde ne derece etkili olduğunu ortaya koymaktadır. SILICON EUROPA’ ya Teknoloji, İnovasyon ve Girişimcilik alanlarında Avrupa’nın bir meydan okuması olarak görebiliriz ama halen Silikon Vadisi’ne kıyasla bu meydan okuma istenilen dozda değildir. Tabii burada SILICON EUROPA’ nın aslında 14 endüstriyel ekosistemi barındıran EUROCLUSTERs[5]’ın kümelerinden biri olduğunu da unutmamak lazım. 2019’da kurulan ve Avrupa kümelerinin çatı örgütü olan Avrupa Kümelenmeleri İttifakı (EUROPEAN CLUSTERS ALLIANCE[6]) yukarıda bahsettiğimiz meydan okumaya yakıt sağlayan oluşumlardır. Avrupa inovasyon alanında (Girişimcilik Eko sistemin beslediği temel kavram) Amerika ve Çin ile olan yarışta sonradan geldiğinin çok farkında ve bu durumu aşmak adına Avrupa Komisyonu “EU Inc.” (One Europe-> One Standard-> Pan European) stratejisini (28th regime içinde) geliştirip Avrupa Parlamentosuna ve Konseyine sunmuş durumda. Tabii burada ana öykünmenin yine Amerika’dan Delaware C Corp[7].’ dan olduğu söylenebilir.

Gelişen Ekosistemler Sıralaması (2025[8]) na baktığımız da Wuxi (Çin), Jakarta (Endonezya) 1.ve 2. sıraları almakta ve sonra 3. sıra ile İstanbul gelmekte. İstanbul, Performans, Finansman ve Pazar Erişimi alanlarındaki büyümesi sayesinde 10 sıra yükselerek 3. En İyi Gelişen Girişim Ekosistemi oldu. İstanbul’ un 3. sıradan listeye girmesi bir nevi işaret fişeği gibi ve çok olumlu bir gelişme. İstanbul’un aynı zamanda Avrupa Girişim Ekosistemi sıralamasında 9. sırada olması çok iyi analiz edilmesi gereken bir nokta. Londra’nın başı çektiği bölgesel sıralamada (Avrupa) Zürih, Münih ve Madrid’den sonra İstanbul’un gelmesi inovasyonun yönetimsel bir iş olduğunun en büyük kanıtı.

Tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de yukarıda bahsettiğimiz Silikon Vadisi’nin estirdiği rüzgârdan etkilenmemesi kaçınılmaz. Türkiye meydan okumasını yukarıda bahsettiğimiz üzere İstanbul üzerinden  Bilişim Vadisi – İstanbul[9] üzerinden yapmaktadır. Elbette metodolojisi, bakış açısı, idari ve operasyonel yapısı farklıdır ve olmalıdır ama rüzgâr isimden de anlaşılacağı üzere kuzeyden gelen o bildiğimiz inovasyon rüzgardır ve ekosistem bağlamında gurur duyulacak bir oluşumdur. İnovasyon adına İstanbul’ a çalınan bu mayanın tuttuğu ve Türkiye için ana akım olacağı aşikârdır. 

Bilişim Vadisi İstanbul sadece Türkiye’nin değil yönünü Türkiye’ye çeviren tüm Türk Devletleri Teşkilatı (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye’nin üye; Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın gözlemci statüsünde yer aldığı Türk devletlerinden oluşan uluslararası kuruluş) için de çok kıymetlidir. Bilişim Vadisi İstanbul’a bu açıdan bakmak ve politikaları, stratejileri, eylemleri bu yönde oluşturmak biz Türkiye olarak kaçınılmaz konumdadır.

Mersin özeline gelirsek, esin kaynağı olabilecek güzel örnekleri yukarıda bahsettik. Oralardan buralara çok güzel şeyler dökülebilir. Biraz böyle bakılabilir mi? Buna bakmak lazım. Ama bu esinlenecek rüzgârı elin kuzeyinden değil de (Pasifik) bizim kuzeyimizden (Nordic) alabilir miyiz? diye merak ediyorum. Yani Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde olan ve %GDP olarak 3.57% (İsveç) ve 3.31% (İsviçre) lere sahip ülke modellerinden alabilir miyiz bahsettiğim esinlenmeyi?. Neden olmasın diyebiliriz tabii ki. Aslında temel amaç burada Türkiye Tekno Girişim Stratejisi[10] ile kurgulanan ulusal yapıya Mersin A&I ekosistemi ile entegre olmak ama bunu yaparken Mersin’e özgü bakışları da işin içine katmak ve belki de ulusal sisteme önemli katkılar vermek.

Özellikle 2023 itibarı ile ve 10 milyon küsür nüfusu ile İsveç’in 42 Unicorn[11]’unun bulunması kıta Avrupası’dan önemli bir meydan okumadır ve buralarda A&I adına çok kıymetli şeylerin olduğunun göstergesidir. Yukarıda kastettiğim bizim kuzey bu kuzeydir. 85 Milyon nüfus ile Türkiye’ nin sadece 7 tane Unicorn’u (Turcorn) bulunması doğru örneklemenin nereden gelmesi gerektiğinin iyi bir işaretidir. Sırası gelmişken etken maddenin nüfus yani nicelik değil nitelik olduğu da ortadadır ve bunun bir grup eski PayPal[12] çalışanının oluşturduğu PayPalMafia[13] adlı grup üyelerinin (Elon Musk, Steve Chen, Reid Hoffman gibi) Silikon Vadisi’ nde dünyaya meydan okuyan şirketleri (Tesla Motors, SpaceX, OpenAI, YouTube, LinkedIn gibi) kurmuş olmaları en büyük delillerden biridir.

Mersin olarak, Mersin’in Araştırma, İnovasyon ve Girişimcilik ekosistemi aktörlerine bakarsak, başta Mersin Üniversitesi ve diğer üniversitelerimiz (Tarsus, Çağ ve Toros), Mersin Teknopark, Mersin Agropark, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Mersin Organize Sanayi Bölgesi, Tarsus Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere tüm sanayi bölgelerimiz, Çukurova Kalkınma Ajansı ve diğer tüm ‘4’lü Helix kurumları olmak üzere, “Mersin Inovasyon Ekosistemi”nin doğum sürecine girdiği söylenebilir. Bölgemizde böyle bir oluşum için oldukça yüksek seviyede kurumsal akıllar var ve bunun var olduğu bir nevi arama konferansı şeklinde yürüyen başkanlığını hali hazırda Hakan Kayacı’nın yürüttüğü “Mersin Ekonomi Platformu (MEP) toplantılarında görülmüştür. Tek yapılması gereken bu akılların ortaklaşması ve “Ortak Akıl” olarak hareket etmesidir ki bölgenin buna çok yakın olduğu söylenebilir.

Stanford Üniversitesi “Desing Thinking & Innovation Research” toplantısı (Ekim-2024 San Francisco)


[1] https://startupgenome.com/report/gser2025/introduction

[2] Networking, Insights and News | Innovation Zurich

[3] Munich Innovation Ecosystem – We are Connecting the Dots

[4] https://www.silicon-europe.eu/home/

[5] https://www.clustercollaboration.eu/euroclusters

[6] https://clustersalliance.eu/members/

[7] As a Startup, Why Would I Convert to a Delaware C Corporation — and When? – Stock Legal

[8] The Global Startup Ecosystem Report 2025

[9] Bilişim Vadisi – Technology Development Zone

[10] Teknogirişim Stratejisi

[11] https://www.linkedin.com/pulse/exploring-swedish-innovation-startup-ecosystem-metzler-ph-d–bhn3f/

[12] https://en.wikipedia.org/wiki/PayPal

[13] https://en.wikipedia.org/wiki/PayPal_Mafia