“Mersin Teknoloji Transfer Ofisimizle daha etkin işler yapacağız”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) kentin eski ve en köklü kurumlarından biri olarak hizmet veriyor. Ticaret, sanayi, lojistik gibi pek çok alanda faaliyet gösteren oda aynı zamanda kentin en önemli sivil toplum örgütlerinden birini oluşturuyor. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Mersin’i,  Mersin Üniversitesi’ni, üniversite-sanayi iş birliği gibi pek çok konuyu konuştuk.

Başta Mersin Üniversitesi olmak üzere, kentteki tüm üniversitelerin bilginin merkezi olduğunu söyleyen Başkan Çakır, “Yetiştirdiği insan kaynağıyla Mersin Üniversitesi, kentimizin ekonomisine güç katan teknik ve yönetici insan kaynağını eğiten, yetiştiren bir kurumdur. Mersin Üniversitemiz kurulduğu tarihten bu yana sayısız iş birliği yaptığımız, yararlandığımız, inovasyon kavramını Türkiye’ye öğreten, RİS Mersin gibi kenti değiştiren bir projede en çok paydaşlık yaptığımız kurum olmuştur.” dedi. Çakır bu bağlamda Mersin Teknoloji Transfer Ofisi’yle daha etkin işler yapacaklarına inandıklarını söyledi.

  1. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) sadece iş insanlarını bünyesinde toplamıyor, aynı zamanda çok büyük bir sivil toplum kuruluşu olarak kentte yerini alıyor. Bu açıdan bakıldığında MTSO Mersin için ne ifade etmektedir?

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası 1886 kuruluş tarihi ile Mersin tarihinde en eski kurulan ve kurumsal olarak kente hizmet veren 3 kurumdan birisidir. Tarihi bir buçuk asra yaklaşan köklü bir kurumdan bahsediyoruz. Modern kent anlamında Mersin kentini ortaya çıkarak gönüllü bir oluşumdan bahsediyoruz. Mersin’e tren hattının gelmesini, iskelelerin yapılmasını, uluslararası ticaretin başlamasını, 20’yi aşkın yabancı devletin konsolos ve temsilcisinin kente gelmesini sağlayan, bir ekonomik güç olarak Mersin’in tarih sahnesine çıkmasında en önemli rolü oynamış bir kurumdan bahsediyoruz. Bu vizyonla 150-200 üyeden bugün 33 bin üye sayısına ulaşmış, 10 milyar dolar ihracata ve 20 milyar dolar dış ticaret rakamını yakalamış, tarımda ve lojistikte lider, sanayi de katma değer yaratan, turizme ise yeni konsept, butik bir turizm, bir yol haritası çizen, Türkiye’nin ilk serbest bölgesine ve en büyük limanına sahip, 2 özel, 2 devlet üniversitesi, biri tarım olmak üzere 2 teknoparkı ve Mersin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, MTSO Atölye 1886 ve Model Fabrika gibi teknoloji ve yenilik ara yüzleri olan, böylesi önemli bir değere ulaşan bir ketten bahsediyoruz. Bu çalışmalar Mersin’in gücüne güç katmaktır. Güçlü bir MTSO, güçlü bir Mersin demektir. Bu sorumlulukla Mersin’in sadece ekonomisine değil, kültür, eğitim, sanat yaşamına da en çok destek veren kurumların başındayız. Çünkü MTSO olarak hedefimiz sadece maddi zenginliğe ulaşmış bir Mersin değil, sosyal yaşam kalitesiyle kalkınmış bir Mersin yaratmaktır. Bundan dolayı MTSO kadar kentin her alanına az ya da çok dokunan bir kurum az bulunur.

  • Üniversite-Sanayi iş birliğinden her fırsatta söz ediliyor. Mersin Teknoloji Transfer Ofisi olarak üniversite ile sanayici arasında bir köprü görevi üstleniyoruz. Bu açıdan bakıldığında Mersin TTO ve Mersin Üniversitesi sizin için ne ifade etmektedir?

Mersin Üniversitesi başta olmak üzere, kentimizdeki tüm üniversiteler bilginin merkezidir. Ayrıca, yetiştirdiği insan kaynağıyla, Mersin Üniversitesi, kentimizin ekonomisine güç katan teknik ve yönetici insan kaynağını eğiten, yetiştiren bir kurumdur. Mersin Üniversitemiz kurulduğu tarihten bu yana sayısız iş birliği yaptığımız, yararlandığımız, inovasyon kavramını Türkiye’ye öğreten RİS Mersin gibi kenti değiştiren bir projede en çok paydaşlık yaptığımız kurum olmuştur.

Mersin’de 1992 yılına kadar bir üniversite olmadığı için, bu yıla kadar Mersin’de tam anlamıyla etkin bir üniversite-sanayi iş birliğinden söz etmek mümkün değildir. 1992 yılında kurulan Mersin Üniversitesi kısa sürede gösterdiği başarı ve hızlı büyüme kapasitesiyle, 2000’li yıllar geldiğinde Mühendislik, Fen-Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler ve Meslek Yüksek Okulları gibi önemli fakültelerinin kuruluşunu tamamlamış, yeterince akademik personele, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi sayısına ulaşmış ve gerekli fiziksel alt yapısını tamamlamıştır. Yani, 2000’li yılların başında Mersin Üniversitesi ile Mersin sanayisi ortak projelere başlamış, üniversitenin kuruluşunda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere, Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi ve kentin küçük sanayi siteleri üniversitenin kuruluşuna destek vermişlerdir. Özellikle Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin-Tarsus OSB ortak teşebbüsü ile Mersin Teknopark kuruluşunu OSB içinde tahsis edilen bir bina ile tamamlamıştır. Bir teknoparkın OSB içinde yer almasına nadir örneklerden biri olmuştur. Ancak, belirli bir süre sonra bu gelişmelere üniversite-sanayi iş birliğinin detaylı konularına tam anlamıyla cevap verememeye başlamıştır. Hızla değişen teknoloji, yasalar, patent, fikri mülkiyet hakları, karşılıklı güveni sağlayacak olan hukuki protokoller, yeni iş modelleri, danışman ve mentörlerin finansmanı, proje hazırlama ve takibi, sermaye gibi konular gündeme geldikçe, artık üniversite–sanayi işbirliğinde yeni aracıların, birleştiricilerin, hızlandırıcıların ortaya çıkması elzem olmuştur ki bunlara arayüzler diyoruz. İşte bu süreçte ortaya çıkan Mersin Teknoloji Transfer Ofisi bu konuda çalışmaya başlamıştır. Odamızla daha yakın bir iş birliği ile Mersin Teknoloji Transfer Ofisimizle daha etkin işler yapacağımıza inanıyoruz.

  • “Dijitalleşme hayatta kalabilme konusudur” şeklinde bir açıklamanız bulunuyor. Bu ifadenizi kısaca açıklayabilir misiniz? Bu konuda üniversite ile birlikte yürütmeyi düşündüğünüz projeler ve iş birliği çalışmaları bulunuyor mu?

Eskiden kentin “swot” analizlerini yaparken güçlü sektörlerimizi bulmaya, bunlara odaklanmaya çalışırdık. Günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerinin geldiği, merkezinde internet olan, yazılım olan, yapay zeka olan dijital dünyada artık ne yaptığınızın önemi kalmadı. Sektörler arası önceliklerin de önemi kalmadı. Artık önemli olan; ne yaparsanız yapın, yaptığınız işi yüksek teknolojiye, dijital dünyaya ne kadar entegre edebildiğiniz önemli. Dijital dünya verimlilik demek. Dijital dünya veriyi kısa sürede ve doğru kullanmak demek. Dijital dünya dünyaya, pazarlara hızlı erişim, kolay tanıtım ve pazarlama demek. Dijital dünya şirketlerimiz için ham maddeden üretime, insan kaynağından her konuda etkin kaynak planlaması demek. Dün bir bilim-kurgu ve hayal olarak kabul edilen şeyler bu gün gündelik hayatımızın sıradan parçaları durumundalar. Bu gün bu dijitalleşme adımını atarak sanayi devrimlerinde kaybettiğimiz yüzlerce yılı telafi etme şansımız var. Elbette bu noktada en büyük kaynağımız üniversitelerimiz olacaktır. Mersin Üniversitemiz başta olmak üzere, Tarsus üniversitemizle ve kentimizdeki Toros ve Çağ gibi vakıf üniversitelerimizi de dahil ederek bir araya geldik, yeni bir birlikte adım atma kararı aldık. Kısa sürede bu işbirliğini herkes daha net görecektir.

  • Eğitim alanından bir Mersin Modeli’nden bahsediyorsunuz. Bu model meslek liselerini kapsıyor olsa da meslek yüksekokulları konusunda da bir Mersin Modeli düşünceniz bulunuyor mu?

Günümüzde, küresel teknolojik ve buna bağlı ekonomik değişimler o kadar büyük bir hızla ilerliyor ki, bu değişimler iş dünyasında da yeni talepler, yeni gereksinimler doğuruyor. Bu değişimler sadece alt yapı, makina, ekipman ve iş yapma şekillerinde değil, en çok da insan kaynağındaki taleplerde yaşanıyor. Belki de bu gereksinimler içinde dönüşümün en zor yaşandığı, en çok çaba harcanması gereken alanda beşeri sermayenin dönüşümü olmaktadır. Çünkü beşeri sermayenin nitelikli hale gelmesi uzun vadeli, kaliteli ve doğru eğitim gerektiren bir konudur. Bu eğitim çeşitliliğinden çok çaba gerektiren alan ise mesleki eğitimdir ve bunun kamu, okul, eğitmen, veli, iş dünyası, ilgili STK’lar gibi farklı ayakları vardır. Resmi rakamlar ülkemizde verilen mesleki eğitim sonunda ortaya çıkan mezunların sadece yüzde 10’unun eğitim aldığı konuda çalıştığını göstermektedir. Bu ciddi bir zaman, eğitim ve para israfıdır. Bu noktada kaybeden hem insanımızdır hem de nitelikli insan gücüne ihtiyacı olan iş dünyasıdır. Bu sorun devem ettiği takdirde hem ekonomimizdeki sürdürülebilirlik azalacak hem de ülke olarak bütüncül kalkınmada sorunlar yaşayacağız.

İşte bu soruna çözüm bulma, yeni önerilerle, hem iş dünyasının, hem mesleki eğitim dünyasının, üniversitelerin ve ilgili kurum ve kuruluşların; kısacası, tabanın sesini dinlemek ve reel, gerçekçi, sahada yaşanan sorunları tespit etmek adına 18 Şubat 2024 tarihinde, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde düzenlenen “Mesleki Eğitim–İş Dünyası İşbirliği Çalıştayı” Mersin iş dünyası temsilcilerinden meslek liselerinin yönetici ve öğretmenlerine, akademisyenlerden ilgili STK’lara, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından yerel yönetim temsilcilerine, velilerden meslek lisesi öğrencilerine kadar geniş ve kapsamlı bir yelpazede 120 çalıştay katılımcısı ile yapıldı. Mersin’de yeni bir model kurgulama ve Mersin’i insan kaynağı anlamında 21’inci yüzyıla hazırlama gereği çalıştayın temel konusu oldu. Daha çok uygulamaya dayanan, Mersin ekonomisinin özelliklerine hitap eden ve mezunları eğitim aldıkları konuda istihdam eden bir yapıya odaklandık. Bunu uzun vadeli ve sürdürülebilir bir Mersin Modeli haline getirmek amacımızdır.

  • Gelecekte nasıl bir Mersin hayaliniz bulunuyor?

Dünya teknolojide ne kadar ilerlerse ilerlesin, yaşam içinde insan her zaman merkezde kalacaktır. Neticede hepimizin amacı huzurlu ve mutlu, sağlıklı bir toplum içinde yaşamaktır. Sağlıklı bir doğa içinde yaşamaktır. Bu nedenle,  iş dünyasının bir temsilcisi olarak şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim ki, bizler için “önce insan, sonra ekonomi” bir slogan değil, tam anlamıyla düşüncemizdir. İnsanın olmadığı, insanlığın olmadığı bir yer hayalimiz değildir.  Bu nedenle her Mersinli, gelecekte güzel ve yaşanır bir Mersin görmek istiyorsa ilk görevi toplum içindeki demokrasiyi, hoşgörüyü, bir birimize olan saygı ve sevgiyi, farklılıklara olan olumlu yaklaşımı ve etik değerlerimizi yüceltmektir. Mersinlilik ortak kavramı altında buluşmayı öğrenmektir. Yoksa sadece ekonomik zenginlikle hayal ettiğimiz Mersin’e ulaşamayız. Hayalimiz: Bilimde, bilgide, ekonomide, toplumsal yaşamda, kültürde, sanatta, kentsel yaşamda, kısacası hayatın her alanında yüksek kalite standartlarını yakalamış bir Mersin’dir. Mersin’in ve Mersinlilerin bunu yapacak tarihi değerleri, birikimi, gücü ve potansiyeli vardır.